27 Mayıs 2018 Pazar

Devrimci Yön

"Kültürel"ci sinemamızın emekçilere yönelişi: Sarı Sıcak filmi

04 Aralık
00:00 2017

Türk sineması nicedir ciddi yapıtlardan uzak kalmıştı. Hap gibi tüketilen tatil sahneleri dolu güldürü filmleri ya da etnik ve dinsel figürlerin merkeze yerleştirildiği filmler neredeyse yirmi yıldır sinema anlayışımızı işgal etmişti.

Bu nedenle İstanbul mahreçli yerli filmlere gitmez olmuştum.

Evime yüz metre yakın Büyülü Fener Sineması'nda 3 Aralık 2017 Pazar günü yönetmeninin de katılacağı duyurusunu okuyunca birçok ödül aldığını da öğrendiğim filme yukarıdaki kaygılarla yine de gittim.

(Aslında Yaşar Kemal'in ilk öykü kitabı Sarı Sıcak'ın aklıma düşmesiyle gittim.)

İyi ki gittim: Türk sinemasının en iyi filmlerinden birini izledim. Edebiyatın hem psikolojik hem çevre eşya nesne betimlemelerinin zenginliğinde bir görüntüler ormanına düştüm.

 

ÖDÜLLERİ

Film 2017 yılında tüm ödülleri toplamış nerdeyse.

Hem psikolojik hem de sosyal derinliği olan bir film izledim.

Film Nisan ayında yapılan İstanbul Film Film Festivali'nde "En İyi Film Ödülü"nü aldı.

Ayrıca Sarı Sıcak, dünya tanıtımını yaptığı İstanbul Film Festivali’nde En İyi Görüntü Yönetmeni (Marton Miklauzic), En İyi Kurgu (Ömer Günüvar, Fikret Reyhan), En İyi Erkek Oyuncu (Aytaç Uşun) ödüllerini kazandı.

Bir film "En iyi film" ödülü alınca "En İyi Yönetmen Ödülü"nü almamasına aklım ermez bir türlü. (Tabi, "kültürelci" Yeşim Ustaoğlu varken Fikret Reyhan'a verilmesi yakışmazdı!)

Film Türkiye'de en çok yankı yapan çıkışını ikinci ödülünü  aldığı Moskova'da yaptı.

30 Haziran 2017 tarihinde 39. Uluslararası Moskova Film Festivali'nde Sarı Sıcak filminin yönetmeni Fikret Reyhan İstanbul Film Festivali'nde esirgenen ödüle, "En İyi Yönetmen" ödülüne layık görüldü.

Rotterdam’daki Kırmızı Lale Film Festivali’nde de, Malatya Film Festivali’nde de Reyhan, İstanbul Film Festivali seçici kuruluna inat "En İyi Yönetmen" seçildi.

 

KONUSU

Demiryolunun kıyısında fabrikaların arasına sıkışmış bir babadan kalma ev ve sebze üreten bir tarla sahibi aile.

Bir güney ilinde (Mersin) küçük (belki de orta boy) bir çiftçi ailesi, özelde de bu ailenin küçük oğlu İbrahim filmin merkezinde yer alıyor. Sanayi tesislerinin arasındaki bu işletme, tarımdaki değişimin tehdidi altında. Seracılık küçük çiftçileri maaşlı memurlara çevirirken ve küçük çiftçiler topraklarını büyüklere kaptırırken, ailenin reisi Necip Ağa bu değişimde kendilerini ezen güce karşı çaresiz. Komisyoncudan aldığı borcunu ödeyebilmek için, ürününü yine o komisyoncuya satıp ödediği gittikçe batağa saplanan bir fasit daire içine sıkışmış.  

Ama küçük oğul İbrahim buna direnen, bu durumu kabul etmeyen isyankar oğul.

Yine de filmin bir baba oğul çatışmasından çok öteye taşıyan bir anlatımı var. İbrahim’in isyanının ardında, babasının iktidarının, dünyasının çökmekte olduğunu görmesi var. Necip Ağa, oğlu tarafından dolandırılmasa da ekonominin çarkları arasında ezilecek, büyük sermayeye yem olacak.

Kapitalist değişim hızla tekelleşmeye doğru gidiyor, küçük burjuvazi de diyebileceğimiz küçük çiftçiler işçileşiyor, memurlaşıyor. İbrahim bu ortamda, kamyon şoförü olup “özgürce” dolaşmayı, devasa bir motor gücüne hükmetmeyi hayal ediyor. Ama kendi dünyasını kurmaktan çok babasının dünyasını yıkmayı beceriyor.

Hem psikolojik hem de sosyal derinliği olan iyi bir bir film Sarı Sıcak. Bir çok alt öyküyü temel öyküyle eşit işliyor. Sezdiriyor desek daha iyi. Çünkü tüm film sezdirme üzerine kurulu.

 

YÖNETMENLE KONUŞMA

Filmin sonunda sorularımızı yanıtlayan yönetmen Fikret Reyhan "Süper kahraman yaratmak istemedik. Cılız bir oyuncu aradım Aytaç Uşun'da karar kıldım bu nedenle. Küçüklüğümden beri sırt kamerasına düşkünüm. Titrek sırt kamerasıyla çalışmayı yeğledik. Film boyunca hissettiğiniz tedirginliği ancak böyle verebilirdim. Yerel oyuncular profesyonel oyunculardan çok gördüğünüz gibi. Profesyonel oyuncularla yerel oyuncular arasındaki uyumsuzluk en büyük tehlikedir. Bunu gidermek için çok zaman harcadık ön çalışma prova yaptık." dedi.

Sarı Sıcak, vatandaşlarımıza "kimlik" ekseninde değil birlikte yaşadığımız dertleriyle tasalarıyla yanı başımızdaki insan teki olarak yaklaşıyor. Emeğiyle geçinen insanların öyküsünü görmek izleyicileri epey şaşırttı.

Sanki Yaşar Kemal'in Sarı Sıcak'ta topladığı hikayelerde insanlarımıza yaklaşım biçimi, Yılmaz Güney'in genç isyankar anlatımı dirilmiş, sinemamız yeni bir yönetmen kazanmış.

Ahmet Yıldız

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz