13 Temmuz 2020 Pazartesi

Devrimci Yön

Bunca kadın öldürülürken kadın hakları mı?

Bunca kadın öldürülürken kadın hakları mı?
05 Aralık
00:00 2019

Evet...Bunca kadın öldürülürken anımsama zamanı bu ülkede kadına verilen değeri ve sonra onları bizden çalanları.

Yoksa bugünkü bu cinayetler ilkimi ve neredeyse kanıksamayı anlamayacak ilerde ülkemiz tarihinin bu karanlık günlerini okuyanlar.

Her güne onlarca istismar, taciz, tecavüz haberi paylaşılıyorsa basında… Bunlar yaşananların milyonda biri diye bir olasılık var ve kalanlar hep gizleniyor, kollanıyor, "bir defadan bir şey olmaz!" diye kapatılıyorsa tüm yetkili sorumlularca.

Öldürülen onca kadın kâğıt üstünde kalan yasaları bile uygulamaktan aciz insanlar yüzünden ölüyor ve bir teki bile çıkıp istifa ediyorum demiyorsa...

Kadını kendi arzusuyla kılıfında örtülerin altına saklayan bir iktidar, en tepeden en aşağıya kadar kademe kademe yayılmış ve artık varlığının makarna- kömürle izahı kalmamış, yolsuzluk ve paylaş desteği olduğu yasaklarla bile saklanamaz haldeyse...

Kadın olarak benim yazma -korkmadan ama- sadece yazma hakkım bile tehdit altındaysa... Muhbirlerin azıcık da olsa kalmış olsun dediğimiz vicdanına emanetse yazıp çizdiklerimiz...

Kadınlar cumartesiye anne, mitinglere yuhalatılan oluyorsa devletin hoyratlığında...

Ne kadar nostaljik ve bir tarih oluyorsa yüreğimizdeki 5 Aralık tarihinin mimarı ve o hakka şükranla sahip çıkan o devrin değerli kadınları...

Bugün kadın hakları artık yoktur, yok edilmeye çalışılmaktadır, kadın eve kapatılmaya çalışılmaktadır tüm eril dünyanın müşterek zorbalığıyla.

Bugün kadının yaşam hakkı yoktur aflarla, infaz yasalarındaki oyunlarla neredeyse hiç infaz edilmeyen cezalarla ve cezaların infaz ve islah amacını bilecek hukuksal kurumlar yerine birilerine iş yapar saydıracak uzlaşma ve arabuluculuk gibi uyduruk zamana yaymalar dayatılınca...

Bugüne beni karamsar uyandıran herkese, ama herkese sorumlulukları ve sorumsuzlukları ölçüsünde sitemler ediyorum…

Kızlarınız için, gelecekleri için, hiç olmazsa dünde kazanılanlardan vazgeçilemez olanları sahiplenip onlara aydınlık bir yarın sunmadığınız için sitemler ediyorum...

Göz göre göre gelen cinayetleri önleyecek yasal kararlılıklar yerine yasaları karman çorman eden bir karmaşaya mahkûm eden aymazların hepsine.

Yazıklar olsun diyorum varlığınıza!

Yazıklar olsun size destek veren hemcinslerimize!

Yani sizi doğuran analarınıza,

Eş olan kadınlarınıza,

Siyaseten peş olan yardakçılarınıza yazıklar olsun!

Ölen, öldürülen, taciz edilen, tecavüz edilip, cinsel istismara uğrayan her yaştaki kadın, kız ve erkek çocuklarının ahı kadar onların duyduğu acıyı içimizde, benliğimizde duyan bizlerin ahı sittin sene yaksın cehenneminizde. Ama elbet bu dünyanın hesabını alacaktır insanlık. Ne kadar kayıtsız kalırsanız kalın... Ne kadar saklanırsanız saklanın köşkünüze, makamınıza, hanınıza, hamamınıza, sarayınıza.

Bir oğlum var, o oğulun bir gün eşi olacak elbet, (o güzel için, onların belki kızları olacak ki şimdiden gülümsedim varlıklarına) onların aydınlık dünyalarda yaşaması için vazgeçilemez bulduğum tüm haklar adına kadın olmaktan hiç utanmadım, hiç gocunmadım ve kadın olmaktan mutluyum bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak 5 Aralık 1934 tarihinde kazandığım tüm haklarımla...

Anayasal tüm haklarıma -yaşamaktan başlayıp, çalışmak, kişiliğimi geliştirmek, sosyalleşmek ve sağlıklı bir çevrede, sağlıkla yaşamak gibi tüm temel haklarım dahil seçme, seçilme ve yönetim yerlerinde eşitçe yer almaya ilişkin her hakkıma ilişen her söze, her eyleme, her tahakküme karşı oldum, halen karşıyım ve karşı durmaktan vazgeçmeyeceğim hiç, ömürde son anıma dek...

 

Ünsal Çankaya

Solitiraz.com

Facebook'ta Sol İtiraz