13 Temmuz 2020 Pazartesi

Devrimci Yön

İdlib'de ne oldu?

İdlib'de ne oldu?
04 Şubat
00:00 2020

TSK unsurlarının Gözlem Noktalarına intikali, Ruslar’a haber verildi mi verilmedi mi? Rusya, Türkiye İdlib'teki operasyonla ilgili kendilerini uyarmadığı için birliklerinin Suriye hükümet güçlerinin saldırısına uğradığını açıkladı.

Rusya’yı yalanlayan karşıt açıklama AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten geldi. Çelik, "Rusya'ya bilgi verilmediği şeklindeki açıklama doğru değil. Türkiye, Rusya'ya düzenli ve anlık bilgi vermektedir." dedi ve "Rejim unsurlarının artık hedef olduğunu" duyurdu.

MSB'den yapılan açıklamada ise İdlib'de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlara, “bulunacakları yerler önceden koordine edilmesine rağmen” Suriye Ordusu (SAA) tarafından topçu atışının yapıldığı belirtildi.

MİT’in topçu unsurları var mı?  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Ukrayna'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında "Türkiye bu saldırının cevabını vermiş durumda, vermeye devam ediyor" diyerek, "ilk belirlemelere göre karşı taraftan 30 ila 35 Suriyeli etkisiz hale getirildi" ifadelerini kullandı. Erdoğan "F-16'lar da dahil olmak üzere fırtına obüsleri ve toplarla arazide MİT'in belirlediği noktaların atış altında tutulduğunu ve bu sabah 46 rejim hedefine 122 fırtına ve 100 havan mühimmatıyla atış yapıldığını" söyledi.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonel birimlerinin olması ve bunların askeri unsurlarla koordineli şekilde sahada birlikte görev yapması doğaldır.

Ancak teşkilatın Polatlı Topçu Okulu’ndan farklı olması gerekmez mi?

Topçu ve Füze Okul Komutanlığı, Ankara’nın Polatlı ilçesinde konuşlu, Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’na bağlı bir askeri birlik. Sakarya Meydan Muharebesi de 1922’de ilçe sınırları içinde yaşanmıştı. Atatürk, İsmet ve Fevzi Paşalar, savaşı düşmanın yaklaştığı en son nokta olan Üçpınar Köyü’ndeki Dua Tepe’den yönetmişlerdi.

Topçu birliklerinin isabetli atışlar için ileri gözcü unsurlarla irtibatlı olması gerekiyor. Aynı şekilde ileri gözcü unsurları, hava ve deniz araçlarından yapılan bombardımanın, düşman hedefe zarar verecek şekilde doğru koordinatları vermekle yükümlüdür. "Ateş Destek Uzmanı" veya "Fister" olarak bilinen, bir gözlemciye genellikle bir tank veya piyade manevra birimi eşlik eder.

Soru şu: Neden askeri unsurlar değil de sivil istihbarat görevlileri  topçu birliklerinin veya savaş uçaklarının ileri gözetleme işini üstlendi?  Beş asker, üç sivil (MİT Görevlisi) şehit…

Son gelen bilgilerde şehit sayısı sekize yükseldi. Beş asker, üç sivil Türk personeli, çağa tanıklık yeminlerini tuttular. Ruhları şad mekânları cennet olsun!

Suriye ordusunun, Türk konvoyuna yönelik saldırısının ardından sınıra giden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye'nin İdlib'deki faaliyetlerinin yönetildiği Harekat Merkezinde komutanlarla görüştü.

Toplantı sonrası açıklama yapan Akar, "54 rejim hedefi ateş altına alınmış, çeşitli kaynaklardan aldığımız bilgiye göre şu ana kadar 76 rejim mensubu asker etkisiz hale getirilmiştir. İdlib'de her türlü tedbir alınmıştır" dedi.

Ruslar, “Suriye rejim ordusunda kayıp yok” diyor!..  Rus Savunma Bakanlığı “flaş” bir iddiada bulundu. Türkiye’nin, İdlib’deki operasyonları nedeniyle Rusya’yı uyarmadığı öne sürülen açıklamada, rejim güçlerinin bu nedenle Türk askerlerini hedef aldığı belirtildi. Rus Savunma Bakanlığı ayrıca, Türk savaş uçaklarının, Suriye sınırını ihlal etmediği ve rejim güçlerine herhangi bir saldırı olmadığını vurguladı.

Ukrayna ve Kırım çıkışıyla Putin'i baskılayan Türkiye, Suriye’de Rusya’nın “Astana ve Soçi Görüşmeleri” çerçevesinde aradan çekilmesini istiyor!

Astana ve Soçi Mutabakatları kapsamında görev yapan Türkiye’ye ait Gözlem ve Kontrol Noktaları’nın güvenliğini tehlikeye atacak her türlü girişime meşru müdafaa çerçevesinde en sert şekilde tereddütsüz karşılık vereceği ve mukabele edeceği sürece girilmiştir.

Varılan uzlaşma uyarınca, bölgede faaliyet gösteren düzenli ordular arasında çatışma yaşanmaması için, askerlerin bulunduğu noktaları iletmeleri öngörülen bu sistem, Rusya'nın koordinasyonunda yürütülüyor. 

Ukrayna'da temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırım'ın 18 Mart 2014 tarihinde düzenlenen referandum sonucu yüzde 90'ın üzerinde 'evet' oyuyla Rusya'ya bağlanmasıyla ilgili "Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımadığımızın altını bir kez daha çiziyorum. Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne desteğimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.

Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan bellidir!.. Türk yetkililer, “Suriye’de dananın kuyruğunu koptu-kopacak” beklentisine çoktan girmişlerdir.  Nitekim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ocak’ta Senegal ziyareti dönüşünde yaptığı açıklamada, “Rusya’nın İdlib konusundaki mutabakata uygun hareket etmediğini” söylemişti.  Erdoğan, bugün TSK’nın can kaybı yaşadığı sıcak çatışmadan beş gün önce İdlib’te, Türkiye’nin tek başına hareket edebileceği mesajını vermişti.

Ankara, Moskova, Libya ve Suriye…

Libya’da taraflar arasında istenilen anlaşma bir türlü sağlanamadı. Putin ile Erdoğan'ın görüşmesi de çözüm getirmedi. Ankara, Libya’da, Rusya’nın istediği çizgiye gelmesi için İdlip seçeneğini masaya yatırdı denilebilir.

Çünkü Rusya, el altından Ortodoksluk kartına oynayarak, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile birlikte hareket ediyor. Libya'daki paramiliter Rus askeri varlığı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetimini cesaretlendiriyor. 

(...)
İranlılar, evet yanlış okumadınız İranlılar.  Çünkü Gözlem Noktası’na saldıran Suriye Topçu Birliği, İranlı milis ve askeri uzmanlarla kaynıyor. Belalarını buldular, tez elden komutanları Kasım Süleymani’ye kavuştular. 

Ruslar’a götürülen teklif!..

Öncelikle rejim unsurlarının İdlib çevresinden çekilmesi, Rus uçaklarının İdlib bombardımanına katılmaması.  Sadece bunlar teklif edilmedi. 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye Rejim Ordusu ile kozlarını kapışacağı sert dille ve kararlılıkla ifade edildi. 

Ruslar, Şam sakinlerine diyecekler ki;  “-Ukrayna, Kırım mevzusu elimizi kolumuzu bağlıyor. Hem bu sefer Türkler yalnız değil.

Amerikalılar ve Avrupalılar onları destekliyor. Dahası da var. Putin patron, Türkiye’ye önemli yatırımlar yaptı. Türk Hattı, Akkuyu Nükleer Santralı. Türkler bizim iyi müşterimiz, S400 hava savunma sistemini NATO’nun itirazına rağmen Amerikalıları bağırta bağırta aldılar. Türklere karşı koyamayız."

Tahran’ın Acem aklıyla Türk askerlerini şehit edenleri, İran ordusu gelsin kurtarsın.

Türkler ve Ruslar, Suriye’de çatışmaz.

Ama Ruslar, Suriyeli sahte Acemleri, Türk Ordusu’nun önüne atabilir.  En kötüsü ne olur?

İdlib’teki kuşatma kaldırılır, bombardımana son verilir.  Bekleyelim görelim.



(Ömür Çelikdönmez'in yazısının tümünü dikgazete'den okuyabilirsiniz)
 

Facebook'ta Sol İtiraz