1 Nisan 2020 Çarşamba

Devrimci Yön

Korkut Boratav IMF'yi çağırıyor...

Korkut Boratav IMF'yi çağırıyor...
10 Ağustos
00:00 2018

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye’nin içinde bulunduğu ödemeler dengesi krizinin bir finansal krize dönüşmesini engellemenin ana yönteminin IMF programı olduğunu söyledi.

Ekonomist değilim. Bir edebiyat eleştirmeni ve yazarım.

Hayatımı uzmanlık alanı olarak öykü/roman ve eleştiri yazmak üzerine kurguladım.

Uzmanı olmadığım konularda konuşmak yazmak işim değil.

Ne var ki 12 Eylül günlerinde "Generallerin sonu Şah ve somoza gibi olacak" başlıklı bildiri basıp dağıttırmış, !2 Eylül'ün meşhur işkencelerinden geçmiş, üç yıl mapusluk, yıllarca bütün kamu haklarımdan men vs. ödenmiş bedeliyle serde solculuk var.

HOCALARIN HOCASI

"Hocaların hocası" olarak bildiğimiz ve yazılarını konuşmalarını izlediğimiz, hele edebiyatçılığımız yüzünden soyadının önünde saygıyla eğildiğimiz Prof. Korkut Boratav'ın Türkiye solunun, baş düşman bellediği bir konuda ve hatta IMF'den kurtulunca her şeyden kurtulacağımıza olan inancını darmadağın eden bu konuşması bizi derinden yaraladı.

(Ne oluyor bize? Özellikle BOP projesi gündeme geldiği 2000'li yılların ortasından sonra solcu bellediklerimize, en yakınımızdaki yoldaşlarımıza bile bir haller oldu; onları tanıyamaz olduk; karşı tarafa geçtiler!)

Prof. Korkut Boratav hepimizi, yoksul halkımızı daha da yoksullaştıran son "Döviz krizi", yani Türk lirasının hızla tepetaklak olmasından kurtulmanın yolu olarak IMF'yi işaret ediyor.

Türkiye’nin bir ödemeler dengesi krizi yaşadığını bunun bir "finansal krize dönmemesi ve banka iflaslarının önlenmesi için IMF programının makul seçenek olduğu"nu söylüyor.

DW Türkçe'nin muhabiri sayın Aslı Işık müthiş sorular soruyor. Ama hoca hep kaypak:

 

HOCAYA GÜZEL SORULAR KAÇAMAK YANITLAR

Soru: "Hükümet, özel sektör borçlarını üstlenmeyebilir mi?"

Hoca: (Gerçek, direkt yanıtı vermiyor ve sanki IMF'yle yeniden anlaşma yapmışız gibi peşinen konuşuyor) "Türkiye'nin kamu borcu göstergeleri Maastricht kriterlerinin altında fakat IMF’nin 'sistemin arızalı bölgesinden kaynaklanan krizi düzeltme yükümlülüğü kamuya da yansır' diye katı bir ilkesi var."mış!

Sanki Kemal Derviş konuşuyor! Yesinler IMF'nin "katı ilkesi"ni!

Devamında IMF programına göre neler yapmamız gerektiğinin vaazını veriyor.

Soru: (Gerçekten güzel sorular): Hükümet, seçeneklerden biri olarak sermaye hareketlerinin kısıtlanması, borçların konsolidasyonu ve ithal ikamesi politikasına geri dönebilir mi?

Hoca: (Paniklemiş gibi) Bunu 2000 yılında Arjantin yapmışmış ama şartlar şimdi değişikmiş. "Tarih boyunca bu borçlar zaman zaman ödenmemiştir. Bunun sonunda Türkiye, planlamaya geçecek. O zaman kendine yeni hakiki ortaklar bulabilirsin. Bu seçenek dünyaya meydan okuma seçeneğidir."miş ki hocamız bunu kat'a asla önermiyor: "Bütün mesele dünyada yalnız kalır"mışız!

Görüyor musunuz Kemal Derviş'in ettiğini! (Anımsarsak, özel bankalar dahil banka dış borçlarına hazine garantisi yasasını Kemal Derviş önermiş ve çıkartmıştı!)

 

KEMAL DERVİŞ - KORKUT BORATAV

Kısaca –uzmanlık alanımız dışı fazla kalem oynatmaya gelmez– Hocamızın adını Kemal Derviş'le niye böyle birlikte anıyoruz.

Bilindiği gibi AKP iktidara gelince sanırım bir iki yıl  Kemal Derviş'le birlikte işleri yürüttü. 2001’de IMF-Derviş önceliğinde “Güçlü Ekonomiye Geçiş” programı vardı ve bu programın ana ekseni dış krediye dayalı, yabancı sermaye bağımlılığı yüksek, üretim yerine tüketim odaklı ve kazanarak değil-borçlanarak harcayacak bir modeldi.  

Bu ekonomik modeli –hele SEKA-TEKEL vs. gibi gözü kara özelleştirmeleri de eklersek– Kemal Derviş’ten bile çok daha iyi Ak Parti uyguladı.

Bunu Kemal Derviş bile itiraf etti ve Ak Parti ekonomi yönetimini "biz hapisteyiz ama düşüncemiz iktidarda" der gibi sürekli bu politikaları övdü.

AKP, IMF-Kemal Derviş ortaklığının döşediği "borç al ye" politikalarını fazla uzattı; bugüne kadar getirdi! 

Şimdi bugün bize düşen, finansal kriz nerede patlarsa patlasın, emekçi halk zaten dibe vurmuş; bunu bir olanak haline getirmektir.

Yıllardır solun söylediği emperyalist sömürü ve talan politikalarının pratikte açık görünümünü, halkın bilinçlenmesini Türkiye'nin kalkınması kurtuluşu için iyi değerlendirmektir.

Planla, tüm kaynakları en gerçekçi biçimde kullanarak üretim ekonomisine geçmektir.

 

MEHMET ŞİMŞEK'E ÖVGÜ

"Hocaların hocası"nın şu dediklerine bakar mısınız; gerçekten Kemal Derviş:

"Şimşek olsaydı, hızlı bir faiz ayarlamasıyla birlikte, dövizi dalgalanmaya bırakıp, şirketlerdeki daralma ve iflasları göze alıp, bankalara yansımasını önlemeyi önerirdi. Bankalara yansımasının önlenmesinin ana yöntemi IMF programıdır. IMF, 2000’de banka borçlarının hazine garantisine alınmasını uygulattı. Yunanistan’da aynı şeyi uyguladılar. IMF doktrininde bu mümkündür. IMF kredisi banka borçlarının ödenmesine tahsis edilir, devlet kemer sıkar....

(Hocam, bir solcu olarak "IMF seçeneği, borç veren uluslararası tefecilerin kurtulması ve genel anlamda kapitalist sistem içinde Türkiye'nin konumu açısından makul görünüyor ama Türk halkı IMF'den çok çekti onlar İçin makul değil. Yeniden kucağına oturulacak bir IMF anlaşmalarının sonu gelmez ve Türkiye düzelemez. 50 yıl daha hasta yatırar; ne yapıp edip IMF'den uzak durmalı. Bu konuda deneyimli Türkiye planlı biçimde kısa sürede üretim ekonomisine de geçebilir; borç, verenlerin kendi sorunu, bol faizle verdikleri zaman iyiydi; aldıkları riskin sonucuna bir süre katlanmalılar; planlı üretim ekonomisiyle Türkiye yalnız kalmaz; çünkü artık tek kutup iki kutup yok ..." vs. demeniz çok mu zordu.

Soru: "Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seçeneğe razı olur mu?"

Hoca: "Siyasete ve medyaya hakim olan Cumhurbaşkanı ve kadrosu bu büyük teslimiyeti, bir zafer şeklinde de Türkiye kamuoyuna sunabilir. Önünde bir engel olmayacak ki. Normali IMF'ye gitmektir, siyaseten de bunun altından kalkabilir. Bankaların batışına göz yummamak için IMF’ye gidecek. Bunun alternatifinin olduğunu sanmıyorum." 

Okuduklarınıza inanamıyorsunuz; Erdoğan'a da ders veriyor: Sanki Erdoğan'a yalvarıyor; bak sana karışan filan da olmaz, git anlaş! 

BORATAV HOCA TÜRKİYE'YE Mİ ÇÖZÜM SUNUYOR 450 MİLYAR DOLAR TÜRK BANKALARINA BORÇ VEREN BAŞI BELADA ULUSLAR ARASI FİNAS KESİMİNE Mİ?

Buna siz karar verin; buyrun:

"Avrupa’nın çürük takıma borç vermemesi gerektiğini bilmesi gerekirdi. Çürük takıma borç verirse sineye çeker. Serbest ekonominin ana kurallarından biridir, borç veren riski göze alır ve zararı sineye çeker."

İçiniz ferahladı değil mi? Ama sıkı durun:

"Avrupa bankalarını kurtaracak olan, Türkiye’nin IMF’ye gidip, banka borçlarının Hazine tarafında devralınmasıdır. Bu olmazsa, zararı çekecekler."

Prof. Korkut Boratav hocamıza sormak istiyoruz: Bir solcu hoca birinci söylediğinizi mi önerir ikinci söylediğinizi mi?

Allasen siz "Avrupalılar"ın tarafında mısınız?

Ülkenize, ülkenizin durumuna karşı bu ne soğukluk, bu ne mesafe böyle... Para giriş çıkışlarını istatistikler üzerinden gösteren ama bu giriş çıkışları yapan güçlerin kimler olduklarını, politik/siyasi hesaplarını görmek istemeyen bir memurluk.

Bu salt bilimin gerektirdiği soğukluk olabilir mi?

Prof. Korkut Boratav'ın "Türkiye faşizme geçti" gibi bir sözü var ki evlere şenlik.

Kırk yıllık dostu Muzaffer Erdost'un Faşizm ve Türkiye 1978 kitabını ya da Dimitrof'u tekrar okumasını diliyorum hocamın. Faşizmin tekelci sermayenin en gerici kesiminin tahakkümü olduğunu, bunun da ancak merkez ülkelerde gerçekleşebileceğini, bizim gibi yarı sömürge ülkelerde ancak emperyalizmin (merkez ülkelerin) denetimi ve darbesiyle faşizmin iktidara gelebileceğini bilmesi gerekirdi.

Türkiye'de faşizm, emperyalizmin oluru olmadan, yani IMF'siz olmaz hocam. Tıpkı 12 Eylül FAŞİZMİ'nin  IMF programını zorla gerçekleştirip, Türkiye'yi sürekli ekonomik krizler içinde 30 yıl boyunca soyulması için kotarıldığı gibi.

Bu ne garip durumdur ki  AKP iktidarının 16 yıldır sürdürdüğü Türkiye'ye diz çöktürecek yıkıcı ekonomi politikalarını kavşakta karşılıyor, mühürleyip omuz veriyor, yol gösteriyor ve o yolun yolcusu oluyorsunuz!

 

DW Türkçe'de Aslı Işık'a konuşmasının tümünü buradan okuyabilirsiniz...

 

Ahmet Yıldız

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz