4 Ağustos 2020 Salı

Devrimci Yön

Zorunlu bir seçim sonrası yazısı...

Zorunlu bir seçim sonrası yazısı...
22 Ağustos
11:00 2018
Ciddiye alınabilecek az sayıda gazeteyi seçim öncesi ve sonrasıyla dikkatle izledikten sonra, "sonuçları doğru kabul edilen" seçimlerden belki de sonuncusunun yaşandığı bir "seçim"di ve bilmemkaç seçimden beri şaibe iddialarının ardından, kendini sadece sandıkta aldığı oy üzerinden ifade eden bir iktidarın hanidir meşruiyetini kaybettiği ve Muhalefet pasifizmi sayesinde bu durumu sürdürebildiği, yani Muhalefetin İktidara meşruiyet kazandırmak gibi bir rol oynadığının anlaşıldığı bir seçimdi sözkonusu olan...

Yaşanan, seçimlerin kazanılamaması şoku falan değil, ondan da öte bir şey...

Bir türlü inanılamayan ve emin olunamayan bir durumun artık anlaşılmasından doğan bir şok: Türkiye'de yapılan seçimler uzunca bir süreden beri tekin değiller, bunun nedeni de İktidarın iktidarını hanidir kaybetmiş olması ihtimali ve şaibeli yollardan tek başına İktidarda kalabiliyor olması ihtimali ve bütün bunları da Muhalefetin seçim sonuçlarını itirazsız kabul etmesi sayesinde başarıyla sürdürüyor olması ihtimali...

Bu süreçte Türkiye'de nelerin bozulduğunu burada yeniden saymanın gereği yok, çünkü bozulmayan şeyler daha az ve sayması Daha kolay...

CHP adayı İnce'nin önce "CHP'ye yeni bir cumhuriyetçi popülist önder ile %30 üstü oy kazandırarak", sonra da "Sadece on gün içinde uyandırdığı hayal kırıklığı ve basına karşı kullandığı dil vs. ile bu oyların yarısını kaybederek" şimdiden –en azından– CHP tarihine geçtiği söylenebilir...

Seçim sonrasını belirleyen en önemli gelişme kuşkusuz, CHP'nin başına kimin geçeceği gibi konuların artık önemsizliğidir. Bu seçimler ile popülizmin önemli bir darbe yediği ve bundan sonra fikirsel ve pratik Muhalefetin etkili kısmının muhtemelen Meclis dışından geleceğini ve çok daha farklı özellikler sergileyeceğini söyleyebiliriz...

Ülkenin bu durumdan çıkıp yeniden normal bir ülke olabilmesi için ekonomik krizle dibi görmesi ve Devletin dinamiklerinin işleyerek bazı tayin edici gelişmeleri tetiklemesi gerekiyor ve bu mümkün. Sovyetler Birliği'nde de, son aşamada tıkanan siyasetin kördüğümünü devlet çözmüştü...

"Seçimler oldu, artık 5 yıl böyle" olacağını pek sanmıyorum. Yıl uzun, daha altı ay var ve beklediğim çok büyük değişiklikler henüz yaşanmadı, bi seçimle yaşanacak şeyler değiller (ve süreç içinde malum komplekslerin tamamen çözülmesi ve aşılması da beklentiler arasında), yani vasatizmin aşılması sorunu hâlâ eşikte duruyor. Bazı dostlar bu sürecin gelecek yıla sarkabileceğini söylüyorlardı. Muhalefetin neden olduğu hayal kırıklığından sonra buna katılıyorum. Ama Türkiye'de bir haftanın bile çok uzun bir süre olduğunu İnce'nin kendi kendini imha edişini gördükten sonra yeniden anlamak kolay. Yani bir yıla kadar her şey ama her şey olabilir; olmayacak tek şey, Türkiye'nin bu "sistem" ile yoluna devam etmesidir -gibi görünüyor...

SELÇUK SALİH CAYDI'NIN KONSTANTİNİYYE.BLOGSPOT.COM'DAKİ YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz